İçimdeki Sesle İlk Kez Karşılaştığım An


 Ne zaman başladığını tam hatırlamıyorum.


Ama o günü hatırlıyorum.


Her şeyin üst üste geldiği bir gündü. Küçük bir hata yapmıştım. Normalde geçip gitmesi gereken bir şeydi. Ama geçmedi.


O an durdum.


Ve içimde bir şey konuşmaya başladı.


“Bunu nasıl yine yaparsın?”
“Hiç mi öğrenmiyorsun?”
“Sen zaten hep böylesin.”


Bu düşünceler ilk başta sadece bir anlık gibi geldi. Ama susmadılar.


Aynı cümleler tekrar tekrar döndü.
Sanki biri beni izliyor ve yaptığım her şeyi eleştiriyordu.


Ama odada kimse yoktu.


O an fark ettim:
Bu ses… benim kendi sesimdi.


En garip olan şey şuydu:
Kendimle konuşuyordum ama kendim gibi hissetmiyordum.


Sanki içimde iki kişi vardı.
Biri hata yapan, diğeri acımasızca yargılayan.


Ve yargılayan taraf her zaman daha güçlüydü.


O gün ilk kez şunu düşündüm:
Eğer biri bana bu şekilde konuşsaydı, onunla bir daha görüşmezdim.


Ama bu ses sürekli benimleydi.


Kaçamıyordum.


Zamanla bu sesin yeni olmadığını fark ettim.
Sadece ben ilk kez gerçekten duymuştum.


Yıllardır oradaydı.


Her hatada biraz daha güçlenmiş,
Her pişmanlıkta biraz daha sertleşmişti.


Belki de en zor olan şey buydu:
Bu ses bana yabancı değildi.


Bana öğretilmişti.
Zamanla içselleştirmiştim.
Ve artık kendi sesim sanıyordum.


Ama o gün küçük bir şey değişti.


İlk kez onu fark ettim.


Ve belki de değişim böyle başlar:
Önce duyarsın.
Sonra ayırt edersin.
Sonra sorgulamaya başlarsın.


Eğer sen de bazen kendinle çok sert konuşuyorsan…


Belki o ses gerçekten “sen” değildir.
Belki sadece uzun zamandır seninle yaşayan bir alışkanlıktır.


Ve alışkanlıklar…
değişebilir.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kendime Bu Kadar Sert Olmayı Kim Öğretti?

Neden Sürekli Güçlü Görünmeye Çalıştım?”