Kayıtlar

Nisan, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bana İyi Gelmeyen Şeyleri Neden Hayatımda Tutuyorum?

Resim
Bugün iç sesimi, her zamankinden daha net duydum. Sanki uzun zamandır susturduğum bir şey, artık susmamaya karar verdi. İçimde bir yer, bana iyi gelmeyen şeyleri tek tek gösterdi. Ve ilk kez kendime şunu sordum: Ben neden bana iyi gelmeyen şeyleri hayatımda tutuyorum? Alıştığım için mi? Yalnız kalmamak için mi? Yoksa gerçekten başka bir seçeneğim olmadığını düşündüğüm için mi? Bazen insan, kendine zarar veren şeylere bile tutunabiliyor. Çünkü bırakmak, yüzleşmek demek. Ve yüzleşmek her zaman kolay değil. Ama bugün şunu fark ettim: İçimde bir ses var. Ve o ses, aslında neyin doğru olduğunu biliyor. Sadece ben, uzun zamandır onu duymamayı seçmişim. Belki sen de bazen hissediyorsundur… İçinde sana bir şeylerin yanlış olduğunu söyleyen bir ses vardır. Ama duymak istemezsin. Çünkü duyarsan, bir şeyleri değiştirmek zorunda kalırsın. Ve değişmek… cesaret ister.

Kendime Bu Kadar Sert Olmayı Kim Öğretti?

Resim
Bazen insanın iyi hissetmesi için çok büyük şeylere ihtiyacı olmuyor. Bugün bunu fark ettim. Denizin karşısında tek başıma oturuyorum. Elimde kahve, kulağımda bir podcast. Dışarıdan bakınca sıradan bir an ama benim için bir nefes alanı. Son zamanlarda kendimi sıkışmış hissettiğim anlar arttı. Özellikle yakın ilişkiler içinde, bazen anlaşılmadığımı ya da olduğum gibi kabul edilmediğimi hissediyorum. Bu his küçük anlarda başlıyor ama zamanla birikiyor. Beni en çok etkileyen şey, söylenenlerden çok nasıl söylendiği. Bazen tek bir kelime bile insanın içinde beklediğinden daha büyük bir yere dokunabiliyor. Ve fark ettim ki aslında ben kelimelere değil, onların bana hissettirdiklerine tepki veriyorum. Bugün burada otururken kendimle ilgili önemli bir şey gördüm: Doğru ortamda, kendime alan tanıdığımda iyi hissedebiliyorum. Bu bana şunu hatırlattı: Belki de her zaman her şeyi değiştiremeyebilirim ama kendim için küçük alanlar yaratabilirim. Şu an için bildiğim şey şu: Kendimi anlamaya b...

İçimdeki Sesle İlk Kez Karşılaştığım An

Resim
  Ne zaman başladığını tam hatırlamıyorum. Ama o günü hatırlıyorum. Her şeyin üst üste geldiği bir gündü. Küçük bir hata yapmıştım. Normalde geçip gitmesi gereken bir şeydi. Ama geçmedi. O an durdum. Ve içimde bir şey konuşmaya başladı. “Bunu nasıl yine yaparsın?” “Hiç mi öğrenmiyorsun?” “Sen zaten hep böylesin.” Bu düşünceler ilk başta sadece bir anlık gibi geldi. Ama susmadılar. Aynı cümleler tekrar tekrar döndü. Sanki biri beni izliyor ve yaptığım her şeyi eleştiriyordu. Ama odada kimse yoktu. O an fark ettim: Bu ses… benim kendi sesimdi. En garip olan şey şuydu: Kendimle konuşuyordum ama kendim gibi hissetmiyordum. Sanki içimde iki kişi vardı. Biri hata yapan, diğeri acımasızca yargılayan. Ve yargılayan taraf her zaman daha güçlüydü. O gün ilk kez şunu düşündüm: Eğer biri bana bu şekilde konuşsaydı, onunla bir daha görüşmezdim. Ama bu ses sürekli benimleydi. Kaçamıyordum. Zamanla bu sesin yeni olmadığını fark ettim. Sadece ben ilk kez ger...