Kayıtlar

Mayıs, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Neden Kendimi Hep Yanlış İnsanlarda Aradım?

Resim
Bir dönem hayatımda hep birilerine ait olmaya çalışıyordum. Sanki biri beni severse, biri beni anlarsa içimdeki eksiklik geçecekmiş gibi hissediyordum. Bu yüzden bazen bana iyi gelmeyen insanlarda bile kalıyordum. Yalnız kalmaktan korkuyordum. Anlaşılmak istiyordum. Sevilmek için bazen kendimden ödün veriyordum. Ama bütün bunların sonunda yine içimde aynı boşluk kalıyordu. Çünkü ben aslında kendimi, başkalarının içinde arıyordum. Birinin ilgisiyle iyi hissetmeye çalışıyor, birinin sevgisiyle tamamlanacağımı sanıyordum. Ama insan kendinden uzaklaştığında, yanında kim olursa olsun içindeki eksiklik geçmiyor. Şimdi dönüp baktığımda şunu fark ediyorum: Belki de uzun süre yanlış insanlara değil, yanlış yerde kendimi aradım. Çünkü insan bazen en çok, kendine geri dönmeyi öğrenmek zorunda kalıyor.

Neden Sürekli Güçlü Görünmeye Çalıştım?”

Resim
Bazen üzgün olduğumu bile belli etmemeye çalışıyordum. Sanki güçlü görünürsem hiçbir şey beni incitemezmiş gibi davranıyordum. İnsanların yanında gülüyordum, normal konuşuyordum ama içimde sürekli susturduğum bir şeyler vardı. Yorulduğumu söylemiyordum. Kırıldığımı anlatmıyordum. Çünkü zayıf görünmekten korkuyordum. Bir süre sonra güçlü olmakla duygularını saklamayı karıştırdım. Kendimi ne kadar susturursam o kadar iyi olacağımı sandım. Ama insan içindekileri yok sayınca geçmiyor. Sadece sessizleşiyor. Şimdi fark ediyorum… İnsan bazen güçlü olmak için değil, gerçekten hissedebilmek için durmalı. Çünkü her şeyi tek başına taşımaya çalışmak da bir yerden sonra insanı yoruyor.

Kendimi İlk Ne Zaman Yetersiz Hissettim?

Resim
Kendimi ilk ne zaman yetersiz hissettiğimi tam hatırlamıyorum. Ama bu his, uzun zamandır benimleymiş gibi geliyor. Sanki ne yaparsam yapayım, bir şey hep eksik kalıyordu. Birilerini mutlu etmeye çalışıyordum, kendimi kanıtlamaya çalışıyordum, ama içimdeki o ses hiç susmuyordu. “Hâlâ yeterli değilsin.” Bir süre sonra insanların söylediklerinden çok, kendime söylediklerim canımı acıtmaya başladı. Çünkü en ağır yükü ben kendime yükledim. Hata yaptığımda büyüttüm. Eksiklerimi saklamaya çalıştım. Kendimi başkalarıyla kıyasladım. Ve fark etmeden, kendime karşı hep savaş halindeydim. Belki de bu yüzden uzun süre huzurlu hissedemedim. Çünkü insan, kendini sürekli eksik görürse hiçbir yerde tamamlanmış hissedemiyor. Şimdi dönüp baktığımda şunu fark ediyorum: Ben gerçekten yetersiz miydim… Yoksa sadece yıllarca öyle hissettirildim mi?

Kendimi Suçlamayı Ne Zaman Öğrendim?

Resim
Bir dönem hayatımda bir şeyler ters gittiğinde, hep birini suçlama ihtiyacı hissediyordum. Ve çoğu zaman o kişi babamdı. Yaşadığım zorlukları, eksiklikleri, elimde olmayan şeyleri hep ona bağlıyordum. Sanki hayatımda yolunda gitmeyen ne varsa, bir şekilde onunla ilgiliydi. Bu düşünce bana bir süre iyi geldi. Çünkü suçlayacak birini bulmak, kendiyle yüzleşmekten daha kolaydı. Ama içimde başka bir şey daha vardı. Kendime karşı bir yetersizlik hissi. Ne yaparsam yapayım, yetemiyormuşum gibi hissediyordum. Ve bu his, zamanla öfkeye dönüştü. Kızdım. İçten içe biriktirdim. Ve en çok da kendime yükledim. Belki de en zor olan şuydu: Dışarıda birini suçlarken, içimde kendimi suçlamaya devam ediyordum. Ve bu beni yavaş yavaş tüketiyordu. Ama o zamanlar bunu böyle göremiyordum. Sadece şunu hissediyordum: Bir şeyler yanlış… ve ben bunun içinde sıkışmışım gibi.